• Yönetici
  •  
    Alemulhavas.com Sitemizi paylaşarak ve kayıt olarak sizde bize desktek olabilirsiniz.Sitemize kayıt olarak sohbete katılabilrsiniz.İyi forumlar dileriz.
     

Dizilerin Zararları

Cevapla
Kullanıcı avatarı
ZenthonTitan
Mesajlar: 442
Kayıt: Cmt Ağu 08, 2020 3:13 pm

Dizilerin Zararları

Mesaj gönderen ZenthonTitan »

SelamunAleyküm Öncelikle Bu konuyu açmamın sebebi yaşadığım bir olaydır ve bu olayın kaynağı dizilerdir ama her dizi değil bazılar vardırki insanı dinden ve hata insanlıktan uzaklaştırır Konuya başlayalım Başka

risalehaber:
Akit yazarı Serdar Demirel Türkiye'de yayınlanan dizilerin büyük tahribat yaptığının altını çizerek "Ülkeyi bir hârici düşman işgal etseydi bu dizilerin yaptığı yıkım kadar zarar veremezdi" dedi. "Televizyon dizilerinin Müslüman birey ve toplum üzerinde yaptığı yıkım vahâmet derecesindedir" diyen Demirel, 11 maddede durumun vehametini gözler önüne serdi. Muhafazakar yayın yaptığı bilinen kanalların da çok zaman aynı hatalara düştüğünü belirten Serdar Demirel'in yazısı şöyle:  Televizyon dizilerinin Müslüman birey ve toplum üzerinde yaptığı yıkım vahâmet derecesindedir. Önce buna dair bazı tesbitler sunalım:
1- Kaç yaşında olursan ol eğer bir sevgilin yoksa eziksin demektir. Burada bize mutlaka bir kızla ve erkekle arkadaşlık yapmamız gerektiği bilinçaltımıza yerleştirildi.

2- Önemli olan tek şey aşktır. Aşk için evlilik, namus ve anne-baba feda edilebilir. Hayatın tamamını bir kız ve erkeğin ilişkisinde odakladı.

3- Başkalarını aşağılamak ve küçük düşürmek seni popüler ve gözde yapar. Popülerliğin yollarından birinin bu olduğu algısı maalesef topluma yerleşti.

4- Yalan söylemek ve hırsızlık sana göre iyi bir amaç için yapılıyorsa çok masum hatta çok da şirin şeylerdir. İslâm’ın yanlış gördüğü kavramların zıddı geliştirildi ve aykırı olarak gördüklerimiz artık normal gelmeye başladı.

5- Fakir insanlar asla mutlu olamazlar. Mutlu olmanın tek yolu zengin veya ünlü olmaktır. Böylece mutlu olmanın yollarından birinin doğru ve helalinden az ya da çok kazanmak olduğu unutturuldu.

6- Anne ve baban birbirine ilk günkü gibi aşık değilse boşanıp başkalarıyla evlenmeliler ve sen de onları desteklemelisin. Bir ömür boyu iyi günde kötü günde birlikte olma vefakârlığı zayıflatıldı.

7- Nikah olmadan beraber olmakta hiç bir sorun yoktur. Büyüdüğünde sen de istediğin kız veya oğlanla istediğin şekilde beraber olabilirsin. İslâm’da mahremin eline dokunmanın ateşe dokunmak olduğu algısı yok edildi, artık sevgilisi ile nikah dışı yaşamayan eleştirilir oldu!

8- Birinin değerli ve beğenilen olması için güzel/yakışıklı ve zengin olması gerekir. Yoksa değerli değildir. Her şeyi görüntüde ve maddiyatta arar olduk. Bunlar yoksa kendimizi eksik hissetmeye başladık. 

9- Güzel olmak demek 34 beden zayıflığında ve mini etek giymek demektir. Yakışıklı olmak demek ise kaslı olmak ve bunları her fırsatta göstermek demektir.

10- Ahlâkının güzel olmasının hiç bir önemi yok. Çünkü insanlar seni kullanır ve enayinin teki olarak kabul edilirsin. Hırslı ve zeki olmalı, zekanı başkalarının kuyusunu kazmak için kullanmalısın.

11- Tek ve gerçek mutluluk bu dünyadaki lüks yaşamla kazanılır.

Yukarıda zikredilen bu tesbitler bir arkadaşımın hocası Mustafa Memiş’e aittir. Elbette dizilerin yol açtığı toplumun ahlâkını, helal ve haram ölçülerini, örfünü dumura uğratan başka mülahazaları da eklemek mümkündür. İslâmî camiaya ait kabul edilen yahut kimi muhafazakâr patronlara ait tv kanalları da bu dejenere edici misyondan müstağni değildir.Birçok muhafazakâr kanal siyasi içerikli yayınlarında dik durmasına rağmen ayartıcı dizi ve filmleri yayımlamakta maalesef bir beis görmemekteler. Oysa siyasi olarak savunduklarını bu dizilerin muhtevası hiçleştirmektedir. Toplumun çoğunluğunun da dizi müptelası olduğu düşünülürse yayın politikasının tutarsızlığı ortaya çıkar. Muhafazakâr tv kanalları zaman zaman diğer tv kanallarına göre daha tahripkâr roller de üstlenebiliyor. Çünkü dindar kesim bu televizyon kanalları bizim diye ailelerine rahatlıkla seyrettirirken diğerlerine kısmen seçici davranmaktadırlar..“Sinema ve Sünnet” üzerine makale yazmış ve İslâmî bir sinemanın kurulması gerektiğini sebepleriyle izah etmiş birisi olarak kök değerlere bağlı ürünlere değil; ibahiyeci, bencil ve şuh hayatları özendiren, insanlarımızı ruhen değerlerinden koparan ürünlere isyan ediyorum. Ülkeyi bir hârici düşman işgal etseydi bu dizilerin yaptığı yıkım kadar zarar veremezdi.Müslümanlar kendi hassasiyetleri perspektifinden bu işe el atmak zorundalar. Aksi taktirde diğerlerinin yaptığı ve yukarıda sonuçları kısmen zikredilen dizilere teslim olmak durumunda kalacaklardır. Zira televizyonu protesto edelim demenin bir zemini kalmamıştır. Kaynak: Düşman işgal etseydi bu dizilerin verdiği zararı veremezdi


%100 Tespit Yapmış Allah Razı Olsun İşte Mahffoluş son bitiş 2 inciye geçelim


suffagah:
EŞKIYA DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ: İki kadını birden idare eden ve bu esnada mafya babalığı yapan bir silah tüccarının etrafında gerçekleşen günahlar.

KIRGIN ÇİÇEKLER: Sürekli taciz ve şiddet arasında hayat geçiren havai liseli kızların çevirdikleri entrikalar ve başlarına gelen günahlı işler

KARA EKMEK: Zina, yalan ve cinayetle başlayan haram bir ilişkinin sonucunda gayr-i meşru çocuğunu arayan ve her önüne gelene sürekli yalan söyleyen bir günahkarın çarpık ilişkilerle geçen serüveni

KERTENKELE: İmam kılıklı bir hırsızın sürekli polisleri kandırıp komik duruma düşürürken bir yandan da gayri meşru bir ilişki yaşayıp herkesi kandırmaya devam ederken oluşturduğu komiklikler

EVLİ VE ÖFKELİ: Dört tane sıkı arkadaşın etrafında sürekli aldatma, zina, evli kadına sarkma işlemlerinin gerçekleştiği, iyi huylu olmanın saftiriklik olarak lanse edildiği,entrikanın çok ama çok keyifli gösterildiği, oradan buradan gayri meşru çocukların çıktığı komiklikler

EVE DÖNÜŞ: İntikam hayatın tek amacıdır. Bunun için şerefini, iffetini, kimliğini feda etmelisin.

ANALAR VE ANNELER: Köylü ve fakirsen tecavüze uğrarsın. Solcuysan havalısındır. Her türlü günah,zina veya ne işlersen işle, ne yaparsan yap sana aşık olup köpeğin olacak yakışıklı ve şefkatli birini bulabilirsin. Polislere güvenme. Hemşirelere hele hiç hiç güvenme.

İLİŞKİ DURUMU KARIŞIK: Yorumsuz… Adı, konusundan haber veriyor zaten.

ASLA VAZGEÇEMEM: Karını onun haberi olmadan boşa. Bir gündür tanıdığın biriyle gizlice evlen. Karına yalan söyle. Hak etti o ama onu sevmiyordun ki zaten. Ama hala onunla yaşamaya ve aynı odada kalmaya devam et. Yeni karın manken olsun sana inat. Ama bu onun özgürlüğü için. Kuzenin eski karından çocuk yapsın ve bunu sahiplenmek zorunda kal. Yoruldum. Daha fazla yazamayacağım.

HAYAT MUCİZELERE GEBE: Yok artık. Bekar bir kızın “yanlışlıkla” hamile kalıp tanımadığı birinin çocuğunu doğurmasına nişanlısının ses çıkarmamasını hazmetmeye çalışırken zaten anlaşamayan zengin babanın kıza yazması esnasındaki komiklikler.(!)

GÜNEŞİN KIZLARI: Ensest

GÜLLERİN SAVAŞI: Biri gayr-i meşru olan iki kız kardeşin intikam savaşı esnasında gerçekleşen çarpık ve ensestli ilişkiler

KİRALIK AŞK: Yine adından belli bir rezillik dizisi.Şirin (!) LGBT’li, zengin oğlanın gönlünü mü artık neresini fethetmeye çalışıyorsa bir kiralık kızın yaptığı sevimlilikler (!)

FİLİNTA: Osmanlının son döneminde olan arkadan çevirmeli işler

DİRİLİŞ: Osmanlının kurulması zamanında gerçekleşen ölümlü ve kanlı olaylar

NE KADAR NEFSİNİZE VE ÇOCUĞUNUZA ; “Bunlar sadece filmlerde olur.Bunların gerçek olmadığını ve güzel şeyler olmadığını zaten biliyoruz. Zaman geçirmek için veya eğlencesine izliyoruz.” deseniz de;

1-Bunu bilinç üstünüzle dersiniz ama bilinçaltınız her halükarda etkilenir. Özellikle de 10 yaşına kadar sürekli hipnoz halinde olan çocuklar en çok etkilenir.

2-Batılı tasvir safi zihinleri bozar.

3-Hayal, gerçekle film arasındaki ayrımı yapamaz.

4-Vakit geçirmek için izlenen film tezini vaktin sahibi olan Allah'a hesap vereceğimizi unutmayalım.

5-Eğer bu konularda olan dizileri seyrederken dehşete düşüp ağlamak yerine 'eğlenebiliyorsak' o zaman ruhumuzda ve kalbimizde bazı sıkıntılar var demektir.

Bir dizi ailecek İslami ölçülere riayet edilen bir ailede seyredilemez. Neden mi?
Tesettür ayetinde erkeğe bakma, kadına kapat denilir de ondan. Televizyon evlere gireli unutuldu belki ama haberleri sunan kadının saçına, kapalı olsa bile makyajlı yüzüne bakmak da haramdır. Erkeğin sadece yüzüne bile olsa kadınların şehvetle veya imrenerek bakması haramdır. Bir de konulara tekrar bir göz atın bakalım ailecek izlenebilecek konular mı bunlar?

Günahı izlemek de günahtır. Günah yahu, günah...

%100 bir tespit daha İzlemeyin Dostlar İzlemeyin insanın insanın düşmanı olmuş dizilerde neler olup bitiğini iyi okuyun 1 kaç dizi hariç gerisi bunlar gibi Allah Bu Tespiti Yapanlardanda Razı Olsun 3 üncüye geçelim


Abdurrahman ERİN Yazısı


Aile ana baba ve çocuklarının meydana getirdiği en küçük topluluktur. Toplumun temeli olan aileyi kuran iki temel öğe, erkekle kadındır.

Hak ve sorumluluk bilincinin aile içinde gelişmesi, bu bilincin toplumda da yerleşmesini sağlar. Aileye önem veren dinimiz, bütün aile bireylerinin birbirlerine karşı olan hak ve sorumluluklarını yerine getirmelerini öğütlemiştir. İnsan haklarına saygı, hak ve sorumluluk bilinci öncelikle ailede öğrenilir. Aileler, çocuklarına değerlere saygı göstermeyi öğretirlerse toplumda huzur ve güven egemen olur.

Ailemiz bizi geleceğe hazırlamak için hiçbir fedakarlıktan kaçınmazlar. Bizim elde edeceğimiz başarılar, bizden fazla onları sevindirir. Aile hayatının mutlu bir şekilde devamı için bizler de bu ortamı bozacak davranışlardan kaçınmalıyız. Sevgi ve saygı ortamını zedeleyecek söz ve davranışlardan uzak durmalıyız.

Aile toplum ağacının meyvesi olduğu gibi aynı zamanda da çekirdeğidir. Dolayısıyla ailedeki problemler toplum kaynaklıdır ve bu problemler toplumun bütününü ilgilendiren ve çöküşüne sebep olabilecek hayati meselelerdir. Bu çöküşe sebep olmada toplumdaki önemli kurumlardan medyanın payı inkâr edilemez. Kitle iletişim araçlarının insan tutum ve davranışları üzerindeki etkilerinin çok güçlü olduğu bir dönemdeyiz.

Medyadaki bazı dizilerin olumsuz etkisiyle toplumdaki aile kurmak ve çocuk sahibi olmak eski değerini yitirmekte ve evlenmemek nikâhsız aşk birlikteliği yaşamak kabul edilebilir sıradan bir yaşam tarzı olarak gösterilmektedir. Diziler, ölene kadar sürdürülmesi için söz verilen evliliklerin, ihanetlerle, entrikalarla yıkıldığını gösteren örneklerle doludur.

Evlerimizin baş köşesine koyduğumuz televizyondaki diziler ve yayınlar milli ve manevi değerlerimizden çok uzaktır.

Dizilerde verilen mesajlara bir göz atarsak karşımıza acı bir tablo çıkıyor:

- İstemediğin biriyle evlendiysen ona ihanet edebilir, başkasıyla aşk yaşayabilirsin!

- Kötü bir olaydan sonra içki içip etrafı dağıtmalısın!

- Sevdiğin kişi başkasıyla evlendiyse onların yuvasını bozmalısın!

- Hiçbir dizide cami, hoca, ezan sesi, minare, tesettür, dini semboller olmamalı!

- Her dizide yeni elbiseler, ayakkabılar olmalı, alışveriş için hep lüks yerler tercih edilmelidir!

- Evde ilgi görmeyen adam dışarıda karısını aldatmalı ve bütün suç kadına yüklenmeli, adamın yaptığı da masum gösterilmelidir!

- Gençlerin mutlaka sevgilisi olmalı, lise ve ortaokul seviyesinde olsa bile çıktığı biri olmalıdır!

- Birbirlerinin kuyusunu kazan insanlar, hep maskeler ile dolaşmalı ve suç daima bir iki kişinin üzerine yıkılmalı!

- Kavga eden, şiddet uygulayan, hırsızlık ve gasp yapan başrol oyuncuları güler yüzlü, yakışıklı olmalı ve hep haklı nedenlerle yapmalı!

- Anneler hep despot olmalı, babalar ise daima sert ve anlayışsız olmalı!

- Çocuklar her zaman haklı olmalı!

- Kaynanalar hep kötü rol oynamalı, sürekli olarak damadının kuyusunu kazmalı!

- Paranın nereden ve nasıl geldiği belli olmamalı, harcama yaparken hep savurgan olunmalı!

- İş yerleri hep rezidans olmalı, işçi ve esnaf rolleri olmamalı!

- Gençler hep haklı olmalı, haklı çıkmalı başına buyruk hareket etmeli ve kız meseleleri dışında başka da dertleri olmamalı!

Evet, maalesef dizilerin verdiği mesajlar bu. Sizin de hemen fark ettiğiniz gibi bu mesajların aile, ahlak, inanç değerlerimizle uzaktan yakından alakası yoktur.

Türkiye'de yayınlanan diziler ve senaryoların bir çoğu uyarlama. Uyarlanan bu dizilerde aile yapımıza uygun olmaması ve bozması aslında şaşılacak bir durum değil.

Albert Bandura (1977), "Çocukların ve yetişkinlerin televizyon filmlerinden ve bu filmlerdeki modellerden tutumlar, duygusal tepkiler ve yeni davranış biçimleri elde ettiklerine dikkat çekmiştir. Medya ve özellikle televizyon bağlamında modelleme, televizyon programlarında, özellikle dizi ve filmlerde başrol oyuncusu gibi önemli rolleri oynayan kişilik ve karakterlerin izleyiciler tarafından örnek alınması, o modele uygun davranış ve tutumların sergilenmesi ve modele benzeme çabası olarak tanımlanabilir.” Bu bağlamda dizileri göz önüne aldığımızda dizi modellerinin ne kadar sağlıksız ve hatta tehlikeli olduğu görülmektedir.

Bu tür dizi ve yayınların farkında olanlar izlemeyi bırakır. Ya da dizideki olumsuzlukları almaz. Ama gençlerimiz ve çocuklarımızda izliyor. Onlar izledikçe izlediklerinin normal olduğunu, bir çok insanın böyle yaşadığını sanıyorlar. Bu da üzerlerinde olumsuz etkiler bırakıyor. Yaşayamayacakları ya da yaşanmaması gereken bir hayatı hayal ediyorlar. Bu uğurda da yanlış yapıyorlar. Bizim gözümüz kulağımız açık olsun ki, büyük hatalar yapmasınlar.

Medya ve özellikle televizyon sadece çocukları değil, gerçekte, toplumun bütün üyelerini değişik şekillerde etkilemektedir.

O halde bu dizi ve programların ahlaki değerleri yıpratan, toplumun kendine ait kurallarını yok eden, şiddet, cinsellik, sigara, alkol ve uyuşturucu gibi maddelere özendiren yayınlardan kaçınılıp, öğretici, milli, ahlaki terbiye ve değerlere önem veren bir çizgide yayınların ve diziler yapılması gerekir.

İzlemeyin ne faydası var spor yapın kuran okuyun gezin tozun haber izleyin kitap okuyun kendinizi geliştirin hadi geçtim gidin oyun oynayın dışarda Yeterki toplumu fakir zengin yakışılı çirkin vb. ayıran şeyleri izlemeyin size bir Japon Araştırmacının Yazısını Sunuyorum Buda Son Sözdür

japon-antropolog-kalyo-yasuo-768x622.jpg
Bu mesaja eklenen dosyaları görüntülemek için gerekli izinlere sahip değilsiniz.
Laik hükümet kavramından dinsizlik manası çıkarmaya çalışan fesatçılara fırsat vermeyin

MustafaKemalAtatürk
Kullanıcı avatarı
Bilge
Site Admin
Mesajlar: 674
Kayıt: Cmt Ağu 08, 2020 2:53 pm

Re: Dizilerin Zararları

Mesaj gönderen Bilge »

Eline sağlık
أحب الإسلام💙 אללה מספיק בשבילי🌹
Cevapla